• DOLAR
    $1.968,78
  • EURO
    $0,4133
  • ALTIN
    $29.339,87
  • BIST
    1,0563
Vücudun yaşamak için gerekseme duymadığı 4 organ

Vücudun yaşamak için gerekseme duymadığı 4 organ



Apandisit, dalak yada safra kesesi benzer biçimde organlar olmadan vücut yaşamına devam edebilir sadece onların yokluğunu telafi etmek için adeta bir mücadele eder. İşte yaşamak için gerekseme duymadığınız organlar.


Vücudun yaşamak için ihtiyaç duymadığı 4 organ

İnsan vücudu, büyük bir hassasiyetle beraber çalışan oldukca sayıda parçadan oluşan mükemmel bir makine benzer biçimde çalışır.

Sadece vücudumuz muhteşem bir makine olmanın yanı sıra inanılmaz derecede dirençlidir ve muhteşem uyum sağlama kabiliyeti yardımıyla bazı organlar olmadan da yaşayabiliriz.

Bazı organların eksikliklerinde vücut eksiklikleri telafi etmek için bir mücadele eder. Öteki organlar, eksiklik işlevleri yerine getirmek zorunda kalır.

İşte vücudun yaşamak için gerekseme duymadığı organlar.

Vücudun yaşamak için ihtiyaç duymadığı 4 organ #1

İLK SAVUNMA HATTI: BADEMCİKLER VE ADENOİDLER

Bademcikler, boğazınızın arkasında sağda ve solda görebileceğiniz iki doku kütlesidir. Adenoidler burnun arkasında, damağın üzerindedir.

Lenfatik sistemin bir parçasıdırlar ve ağızdan yada burundan giren mikroplara karşı ilk müdafa hatlarıdır. Virüsleri ve bakterileri vücuda yayılmadan ilkin ortadan kaldırmaktan görevli beyaz kan hücrelerini ihtiva ederler.

Bebeklerde ve ufak çocuklarda görevi daha önemlidir, sadece müdafa sistemimiz geliştikçe önemini kaybederler. Çoğu zaman ergenlikten sonrasında küçülürler.

Eksiklikleri savunmayı etkilemez, vücudumuzun kendini korumak için çaba sarfetmek için başka kaynakları vardır. Bir enfeksiyonla savaşırken yada tahriş edici maddelere (tütün benzer biçimde) yada alerjenlere maruz kaldıklarında çoğunlukla iltihaplanırlar, sadece bazı çocuklarda belirgin bir sebep olmaksızın büyüyebilirler.

Bademciklerin ve geniz etinin çıkarılması günümüzde geçtiğimiz yıllara gore daha azca yaygındır, sadece şişlik sıksa yada düzelmiyorsa ve komplikasyonlara niçin oluyorsa lüzumlu olabilir.

Vücudun yaşamak için ihtiyaç duymadığı 4 organ #2

DALAK

Karnın sol üst tarafında, göğüs kafesinin altında bulunan, ortalama yumruk büyüklüğünde oval bir organdır.

Ana işlevi kanı filtrelemek ve eski yada hasarlı kırmızı kan hücrelerini tanımak ve yok etmektir. Ek olarak enfeksiyonla savaşan beyaz kan hücreleri üretir ve kırmızı kan hücrelerini ve trombositleri (kanın pıhtılaşmasına destek olan) depolar.

Mononükleoz yada daha nadiren sıtma, karaciğer hastalığı ve bazı tümörler benzer biçimde enfeksiyonlarla boyut olarak artar. Ve bu durumda sık enfeksiyon, anemi yada kanama görülebilir ve hatta yaşamsal çekince oluşturabilir.

Bu noktadan sonrasında dalak eski şeklini geri kazanamaz, bu yüzden tedavi buna neden olan sebepleri çözmeye odaklanır. Sadece deposu bulunamazsa yada karmaşık hale gelirse, dalağın bir kısmı yada tamamı alınır.

Hemen sonra kırmızı kan hücrelerini yok etme işlevi karaciğer ve kemik iliği tarafınca yerine getirilecektir. Dalağı olmayan kişilerde enfeksiyon riski daha yüksektir.

Vücudun yaşamak için ihtiyaç duymadığı 4 organ #3

APANDİS

Apandis (yada apendiks), karnın sağ alt bölgesinde, kolonun başlangıcında (ince bağırsağa birleştiği yerin yakınında) bulunan ufak, tüp şeklinde bir kesedir.

Son araştırmalar, enfeksiyonlarla savaşmaya destek olan antikorlar ürettiği için bağışıklık sisteminde büyük bir rol oynadığını göstermektedir. Bir enfeksiyonun bağırsak florasını bozması durumunda dengeyi tekrardan sağlamaya destek olan yararlı bağırsak bakterileri için bir depo görevi görebileceğine inanılmaktadır.

İltihaplanmasının ve apandisite yol açmasının (en sık 10 ila 30 yaş içinde) sebebi bir tıkanıklıktır. Bu, içinde mikropların birikmesine niçin olur ve tüp enfekte olur. Tedavi edilmezse, yırtılabilir ve acil tıbbi müdahale gerektiren karın boşluğunun iltihaplanmasına, peritonite niçin olabilir.

İltihaplanma antibiyotiklerle azaltılabilir, sadece bir çok süre apandisin alınması gerekir. Antikor üreten başka organlarımız da vardır, dolayısıyla bu depo lüzumlu değildir. Sadece bazı araştırmalar, apandisi olmayan kişilerin bakterilerin niçin olduğu belirli bağırsak enfeksiyonlarına daha yatkın olabileceğini göstermektedir.

Vücudun yaşamak için ihtiyaç duymadığı 4 organ #4

SAFRA KESESİ

Karnın sağ tarafında, karaciğerin derhal altında bulunan ufak, armut biçimli bir organdır.

Karaciğer tarafınca üretilen ve yağları sindirmek için ince bağırsağa salınan bir sıvı olan safrayı depolar. Safrayı oluşturan maddeler sertleşebilir ve safra kesesinde safra taşları oluşturabilir. Niçin oluştukları daima bilinmemekle beraber aşırı kolesterol yada bilirubinin tesiri olduğu bilinmektedir.

Uzmanlar, komplikasyonlardan kaçınmak için rahatsızlığa niçin olmasalar bile taş tespit edilirse safra kesesinin çıkarılmasını önerir. Safra kesesi alındığında karaciğerden bağırsağa giden kanal birazcık genişler ve safra kesesinin işlevini üstlenir ve daha çok safraya haiz olur.

Yağlı yiyecekler tükettikten sonrasında kolit yada ishal olması mümkün olsa da tamamen düzgüsel bir yaşam sürdürülebilir.

Aşırı kiloluluk, bu vakalarda bir risk faktörüdür. Obezitesi olan insanoğlu safra kesesinde daha çok kolesterol ve safra asidi biriktirir ve daha azca hareket eder, bu da taş oluşumunu kolaylaştırır. Bu, bilhassa taş görülme riskinde yüzde 21’e varan bir artışa haiz olan obez hanımlarda önemlidir.

Ek olarak oldukca süratli zayıflamanın safra kesesine zarar verdiği görülmektedir. Uzun süre açlık durumlarında safra kesesi safra ile dolu olur ve oldukca sıkı bir rejim uygularken uzun süre hareket etmez. Uzun süre boşalmadığında bir tortu oluşabilir ve taşların oluşması daha kolay hale gelir. Kilo, haftada 1 kilogram’ı geçmemek suretiyle yavaş yavaş verilmelidir.


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?