• DOLAR
    $2.023,23
  • EURO
    $0,4249
  • ALTIN
    $29.726,14
  • BIST
    1,0505
Karanlık depresyonu tetikliyor – Sıhhat Haberleri

Karanlık depresyonu tetikliyor – Sıhhat Haberleri


Karanlık depresyonu tetikliyor

Meydana getirilen araştırmalara bakılırsa ışık biyolojik saatimizin en büyük etkenlerinden bir tanesi. Doğrusu, havanın aydınlanması bedenimize uyanması gerektiği sinyalini veriyor. Kış aylarında karanlıkta uyanmamız gerektiğinde ise biyolojik saatimizi dönem dışı bırakmamız gerekiyor. Bu da bizi bir fazlaca zorluyor. Günler kısaldıkça sabahlarımıza dahil olması ihtiyaç duyulan ışık ortadan kayboluyor ve uyanmak istemiyoruz.

Yalnız uyanmak değil mutlu olmakta zorlaşıyor…

Günün aydınlanmasıyla birlikte vücudumuz mutluluk hormonu diye adlandırdığımız ‘seratonin’ salgılamaya başlıyor. Karanlıkta uyandığımızda ise mutlu güne adım atmak bizim için bir fazlaca zorlaşıyor. Bu etkenlerle birlikte halsizlik, bitkinlik ve depresyon benzer biçimde durumlar da daha yaygın görülmeye başlıyor.

Mevsimsel Depresyon/ Kış depresyonu nedir?

Havaların kararması ve soğuması ile ortaya çıkan ve çoğu zaman ekim ayı benzer biçimde başlayıp nisan ayına kadar devam eden bir depresyon türü denebilir. Kişilerin bu süreçte daha mutsuz, ümitsiz ve isteksiz olmalarıyla birlikte kendini değersiz hissetme uyku düzensizlikleri, halsizlik, iştah kaybı benzer biçimde emareler de ortaya çıkmaktadır. Mevsimsel depresyon hanımlarda daha yaygın olmakla birlikte en oldukça 17-25 yaş aralığında çoğunlukla görülmektedir. Ekvatordan, şu demek oluyor ki güneş ışığından, uzaklaştıkça sayılardaki artış da dikkat çekmektedir. Gün ışığındaki azalma çocuklar dahil olmak suretiyle her insanın modunu etkileyebilir. Kış depresyonu tanısı almasak da kış aylarında daha bitkin ve isteksiz olduğumuzu söyleyebiliriz.

Öğrenciler bu durumdan iyi mi etkileniyor?

Sabahın erken saatlerinde uyanması ihtiyaç duyulan grup olarak öğrenciler için bu durum daha da zorlayıcı olabiliyor. Öğrenciler ilk derslerini hemen hemen aydınlık görmeden yapıyor. Okul çağındaki evlatlarımızın bu halsiz hali dersleri de etkileyebiliyor.

Bu durumun önüne geçmek adına neler yapabiliriz?

Her ne kadar sabah kalkma saatlerimizi değiştiremesek de rutinler oluşturmak bizim için bu durumda oldukça mühim. Bilhassa evlatlarımızın biyolojik saatini desteklemek ve güçlendirmek adına rutinler oluşturmak iyi geliyor. Okul günlerinin daha rahat geçmesi için en mühim rutinlerden birisi uyku. Tertipli yatma ve kalkma saatlerinin olması ve bu düzene hafta sonu dahil olmak suretiyle uyulması bu durumu pozitif etkileyecektir. Geceleri karanlık sabahları ise bir ışıkla desteklenen bir odada uyumak uyku standardını arttırır. Burada aydınlık ampul ve lambalarından destek alınabilir. Ek olarak günlük rutinler mesela belirlenmiş yiyecek saatleri de bu düzene uyum sağlamak için önemlidir. Ek olarak kahvaltıda protein tüketmek beyin fonksiyonlarımızı devreye sokmak adına mükemmel bir yöntemdir.

Öğrencilerin ders programları izin verdiği şekilde gün ışığından faydalandırmak da lüzumlu unsurlardan. Okul çıkışında derhal eve dönmek yerine küçük bir yürüyüş yada park ziyareti sonrasında ödevlerin yapılması hem gün ışığından maksimum yaralanma hem de odaklanmak adına yararlı olacaktır.


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?