• DOLAR
    $1.738,3
  • EURO
    $0,3722
  • ALTIN
    $23.482,91
  • BIST
    1,0239
Fahrettin Altun, İsveç ve Finlandiya ile anlaşmayı değerlendirdi

Fahrettin Altun, İsveç ve Finlandiya ile anlaşmayı değerlendirdi



İletişim Başkanı Altun, söz mevzusu muhtıranın, askeri ittifaka üyelik anlamına gelmediğini hatırlattı. Altun, Türkiye’nin herhangi bir ödün vermediğini altını çizdi.


Fahrettin Altun, İsveç ve Finlandiya ile anlaşmayı değerlendirdi

Türkiye, İsveç ve Finlandiya, İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında üçlü muhtıra imzaladı.

İmzalanan muhtıra, kimi çevrelerce NATO’ya üyelik olarak diye deklare edildi.

“Üçlü muhtıranın üyelik olarak lanse edilmesi doğru değil”

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Finlandiya basınından Helsingin Sanomat’a verdiği demeçte, “Madrid’de imzalanan üçlü muhtıranın üyelik olarak lanse edilmesi doğru değil. Finlandiya ve İsveç’in yazılı taahhütlerini ne seviyede yerine getirdiğini değerlendireceğiz.” dedi.

“Türkiye istediğini aldı”

Diplomasinin devletlerin çıkarlarının kesiştiği noktaları bulma yada oluşturma sanatı bulunduğunu özetleyen Altun, Madrid’de Türkiye, Finlandiya ve İsveç içinde bir muhtıra imzalandığını ve Türkiye’nin görüşme sürecinden istediğini aldığını söylemiş oldu.

Sürecin başından itibaren Türkiye’nin, NATO’nun genişlemesine dair kategorik bir itirazının olmadığını hatırlatan Altun, sadece Türkiye’nin NATO’ya girmek isteyen ülkelerden ittifakın kıymet ve hedeflerini paylaştığına dair somut bir taahhüt beklediğini belirtti.

Terör örgütleriyle savaşım vurgusu

En mühim beklentilerinin PKK’nın yanı sıra bu terör örgütünün Suriye kolu olan YPG’nin ve Türkiye’de darbeye kalkışıp, 251 masum insanı katleden FETÖ’nün propaganda, eleman devşirme ve finansman faaliyetlerine engel olunması bulunduğunu vurgulayan Altun, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Türk vatandaşlarının can ve mal güvenliğine tehdit oluşturuyor”

“Zira bu örgütlere verilen siyasal, maddi yada askeri destek, direkt doğruya Türk vatandaşlarının can ve mal güvenliğine tehdit oluşturmaktadır.

Bununla beraber tarihin en mühim askeri ittifakı olan NATO’ya üye olmak isteyen bu iki ülkenin, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna haiz olan Türkiye’ye herhangi bir tabanca ambargosu uygulamasının söz mevzusu olamayacağını açıkça söyledik.

Fahrettin Altun, İsveç ve Finlandiya ile anlaşmayı değerlendirdi #1

“Ne kadar ciddi ve kesin olduğumuzu algı ettiklerini anlıyoruz”

Neticede bir muhtıra imzalandığına nazaran Finlandiya ve İsveç’in terörle savaşım mevzusunda ne kadar ciddi ve kesin olduğumuzu tam anlamıyla algı ettiğini anlıyoruz.”

Altun, müzakerelerde ele alınan en çetin mevzunun ne işe yaradığını sorulması üstüne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade etmiş olduğu suretiyle Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine ilkesel ve bütünsel bir perspektiften yaklaştığını kaydetti.

“Türkiye, beklentilerini açıkça paylaştı”

Finlandiya ve İsveç’in 70 senedir parçası olunan NATO’ya katılmasının uygun olup olamayacağını değerlendirdiklerini özetleyen Altun, Türkiye’nin, beklentilerini bu ülkelerle açıkça paylaştığını aktardı.

Bu sürece ayrı ayrı başlıklar olarak bakmadıklarına dikkati çeken Altun, “Mesela terörle savaşım mevzusunda adım atılmış olduğu, sadece yaptırımların sürdüğü bir senaryoda herhangi bir ödün vermeyecektik. Aynı şekilde terör mevzusunda herhangi bir esneklik göstermemiz söz mevzusu olamazdı. Bu açıdan müzakerelerde tüm mevzular eşit ağırlıklı olarak ele alınmıştır.” dedi.

“Ödün vermemiz söz mevzusu olamazdı”

İletişim Başkanı Altun, Türkiye’nin herhangi bir talebinden vazgeçip vazgeçmediğinin sorulması üstüne, “Hayır. Son aşama meşru taleplerde bulunduk. Aslına bakarsanız bu taleplerin karşılanmadığı bir senaryoda Finlandiya ve İsveç’in üyelik taleplerinde ilerleme kaydedilmesi, direkt doğruya NATO’yu tehlikeye atabilirdi. Dolayısıyla herhangi bir ödün vermemiz söz mevzusu olamazdı.” yanıtını verdi.

Fahrettin Altun, İsveç ve Finlandiya ile anlaşmayı değerlendirdi #2

“Finlandiya, Türkiye’den NATO’ya katılımını gecikmeden onaylamasını bekleyebilir mi?” sorusu üstüne Altun, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu:

“NATO üyeliği bir hak değil, imtiyaz”

“Madrid’de imzalanan üçlü muhtıranın üyelik olarak lanse edilmesi doğru değil. Finlandiya ve İsveç’in yazılı taahhütlerini ne seviyede yerine getirdiğini değerlendireceğiz. NATO üyeliği bir hak değil imtiyaz.

Bu ayrıcalığı elde etmek isteyen devletlerin bazı şartları karşılaması gerekiyor. Bu kapsamda PKK’nın yanı sıra YPG ve FETÖ’nün metinde terör örgütü olarak tanınmış olması önemlidir. Şimdi bu iki ülkenin üstüne düşen mesuliyet, verdikleri sözleri tutmaktır.”

Teröristlerin iadesi mevzusu

Altun, kendilerini Finlandiya halkına mağdur şeklinde tanıtan teşkilat mensuplarının gerçek yüzlerini son birkaç ayda şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterdiğini dile getirdi.

Son olarak Helsinki’de PKK/YPG terör örgütü mensuplarının Finlandiyalılara saldırma görüntülerinin ortaya çıktığını anımsatan Altun, “Bu insanların, Finlandiya’nın çıkarlarını önemsemediği, ülkenizin değerlerini paylaşmadığı ortadadır. Finlandiya makamları, hem taahhütlerini yerine getirmek hem de vatandaşlarını bu tehditten korumak için ihtiyaç duyulan adımları atmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“Neticeye bakarız”

Türkiye’nin beklentilerini hem resmi görüşmelerde hem de kamuoyuna meydana getirilen açıklamalarda açıkça ortaya koyduklarını, burada mühim olanın terörle savaşım mevzusunda ihtiyaç duyulan adımların atılması bulunduğunu vurgulayan Altun, “Bu adımların iyi mi atılacağı Finlandiya hükümetinin meselesidir. Biz neticeye bakarız.” şeklinde konuştu.

AA’nın aktardığına nazaran, hem Finlandiya hem de İsveç’in yazılı olarak terör örgütü mensuplarının iadesiyle ilgili taahhütlerde bulunduğunu hatırlatan Altun, şunları kaydetti:

Lüzumlu bilgiler, iki ülkenin makamlarıyla paylaşıldı

“Türkiye terör örgütü mensupları hakkında lüzumlu detayları iki ülkenin makamlarıyla paylaştı. Teröristlerin iadesi mevzusu normal olarak ilgili devletlerin samimiyeti açısından bir kontrol olacaktır.

Türkiye’de anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışan, sertlik eylemlerine karışan, masum insanların can ve mal güvenliğini tehdit eden insanlara güvenli liman sağlamak aslına bakarsan müttefiklik ruhuna aykırı olacaktır.”


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?